Konfor Alanlarımız

Konfor alanı denildiğinde aklıma; kendimizi rahat hissettiğimiz ancak tekrarları dolayısıyla bizi sonraları mutsuz eden zaman rutinleri geliyor.

Hayatımızın bir cok kısmında bu konforlu alanlarımız var aslında; ev, aile, iş, sosyal hayat…Bunlardan iş ortamındaki konforumuz bazen daha fazla gözümüze batıyor, ön plana çıkıyor, belkide hayatımızın yarısından fazlasını iş hayatında geçirdiğimiz içindir. O nedenle yazım da iş hayatındaki rutinleri kırmak üzerine…

Peki nasıl olacakta bizi kısır bir döngüye sokan bu konfor alanlarından dışarıya adımımızı atacağız;

  1. Öncelikle herşey mevcut durumu anlamakla başlar; yani öncelikle sizi mutsuz eden rutinleri saptamalısınız. Çok basit bir örnekle; çalıştığınız işte her aldığınız aksiyonu  hiç strese girmeden, yüzdeyüz hakim bir şekilde tamamlayabiliyorsanız size  konfor alanızdasınız diyebilirim. Herkesten daha iyi bildiğiniz bir bölgedesiniz ve risk almak bir kenara gözleriniz kapalı gezinebileceğiniz bir ortamdan bahsediyoruz. Bu alanı şekil1 de gösteriyorum.


    Şekil 1

  2. Şimdi gelelim esas konuya; sizi bu alanda olmak, tekrar eden anları yaşamak gerçekten rahatsız ediyor mu? Daha sonraki  dönemde karşılaşacağınız zorluklarda pes etmemek ve pişman olmamak için,  bu sorunun cevabını samimiyetle kendinize verebilmeniz gerekir… Yada farklı bir bakışla Süper Mario’da bir sonraki level  a geçmek  gerçekten  sizde bir merak ve heyacan uyandırıyor mu?  Kimi insanlar hayatının bu tekrarlayan köşelerinden rahatsız olmayabilirler, özellikle yeni şeylerin getireceği belirsizlik ve risklerden sakınanlar için gayet doğal bir reflekstir bu.  Ancak ben hep şuna inanırım; ne kadar fazla konfora alışırsanız, gerçekleşebilecek risklerin etkilerine o kadar sert maruz kalırsınız ve kendinizi bir anda tanımadğınız bir alanda buluverirsiniz…
  3. Hayatınızda sizi rahatsız eden tekrarları saptadınız ve tüm değişimleri bir anda yönetemeyeceğiniz için bu rutinler içerisinde bir öncelikledirme yaptınız diye düşünüyorum. Sıra hedefi  belirlemeye geldi, peki ama nereye kadar değişim; şekil 2 deki mavi çizgimi yoksa kırmızı çizgimi, ne dersiniz? Benim derim ki, bir anda kırmızı çizgiye kadar uzaklaşmak fazla risk ve yönetemeyeceğiniz kadar belirsizlikle sizi başbaşa bırakabilir. Sınırlarınızı sizden daha iyi bilen kimse yoktur, o nedenle tavsiyem hedeflerinizde kendinize adil  davranıp, ölçüyle ve önceliklerle hareket etmeniz. Ve unutmadan çok planlama, heyecanınızı ve enerjinizi çok çabuk tüketir, o nedenle hedefinizi belirleyip aksiyona hızlı geçin, seyir halinde de planlayabileceğiniz şeyler vardır mutlaka, rüzgarın nereden eseceğini seyre çıkmadan kim bilebilir…


    Şekil 2

  4. Aldığınız aksiyonlarla, yeni alanların keşfine başladınız, her gün yeni şeylerle karşılatınız, heyacanlandınız, zorlandınız, risk aldınız ve mavi kesik çizgiye hergun farklı ve yeni bir açıdan ulaştınız…Hayatınızın çapını genişlettiniz ama yeni yeni tekrarlara sahip oldunuz, ve sürpriz; nur topu gibi yeni bir konfor alanınız oldu… Ne mi yapmak gerkiyor şimdi,  lütfen 1. maddeye tekrar dönünüz…

Ve biliyorum ki; hayat hiçbir zaman yukarıda verdiğim tarifi uygulayarak her seferinde aynı tada ulaşalabileceğimiz bir yemek değil.  Bu yazımla yapmaya çalıştığım şey, kendi tecrübelerimde gözlemlediğim bazı davranışsal tekrarları sizinle paylaşmak, olurda oyunun bir noktasında takılıp kaldıysanız, “aynılıkları” olmasa bile “benzerlikleri” görüp harekete geçesiniz diye …