Mobil İnternet nereye gidiyor-2

Daha önce yayınladığım “Mobil İnternet nereye gidiyor” başlıklı yazımda, operatörlerin önümüzdeki dönemde mobil internet açısından ciddi kar marjı sıkıntılarıyla karışılacağını dile getirmiştim. Bu konuda totaltele.com un yayınladığı bir makeleden bir bölüm paylaşmak istiyorum… Yazının devamını buradan okuyabilirsiniz.

***

The study looks specifically at the mobile data segment, not including SMS. And McCahill insists the figures used to compile the study were “very conservative” in terms of both data volume increases and revenue decline.

The way things stand, the business model for mobile operators in developed markets “will go cash flow-negative within the next strategic investment cycle,” McCahill warned.

The answer, Tellabs says, is to move away from bandwidth-only services and concentrate on applications-based services to generate additional revenue streams. And underpinning that will be a greater focus on policy management, thereby enabling telcos to manage their network traffic efficiently.

***

Morgan Stanley raporundan çıkarımlarım…

Daha önce yayınladığım Morgan Stanley raporunu okuduğunuzu düşünüyorum, bu tür yoğun bilgi yüklü olan raporları okuduktan sonra üstüne hiç bir şey düşünmeden bir süre o konudan uzak zaman geçirmek konuya yabancılaşmak gerekiyor. Daha sonra aldığınız notlara göz attığınızda çok daha kolay bir çıkarımda bulunabiliyorsunuz işte benim notlarım ve vardığım sonuç;

  • Mobil internet, desktop internetine göre daha hızlı büyüyor
  • 2012′de smartphone shipment sayısı PC sayısını geçiyor
  • 2011′de smartphone shipment sayısı telefon shipment sayısına eşitleniyor ve 2012′de geçiyor
  • Mobile App/Browser kullanıcı sayısı 2010′da 2009′a  göre %100 artış gösteriyor
  • Mobil internet kullanıcıların yaklaşık %50 si “search”  için mobil interneti kullanıyor
  • iPhone kullanıcıları en fazla mobil interneti kullanıyor, onu Symbian işletim sistemli telefon kullanıcıları takip ediyor
  • Android işletim sistemli telefonların shipment ının hızla artması bekleniyor

… daha birçok beklentiyi sıralayabilirsiniz. Benim gördüğüm şu ; bilgisayar dünyasında 1970′ lerden itibaren yaşanan,  ”uni-source -> fragmentation -> consolidation  (convergence ta diyebilirsiniz) ->unisource”  döngüsü… Bu döngüyü hızlı veya yavaş bir şekilde gerçekleşir halde hayatımızın bir çok yerinde görebiliriz. Bir şey önce tek bir bütün olarak büyür, sonra parçalara bölünür, hemen peşinden benzer parçalar konsolide olur, tek ve yeni bir bütün olarak karşımıza çıkar ve tekrar döngü başlar. Tabi bu süreçte  “disruptive technology” diyebileceğimiz yenilikler oluşan bütünün şeklini değiştirir, başkalaştırır…

Sanırım internet dünyası döngüsünden “disruptive technology” inin bu seferki yarıtıcısı ve consolidation ı başlatan bunu da  kullanıcı alışkanlıklarını ve beklentilerini en iyi şekilde analiz ederek yapan Apple oldu. Bakalım işin sonunu getirebilecek ve internet dünyasına damgasını vuracak yeni bir bütün” uni-source” oluşturabilecekmi…

Mobil İnternet nereye gidiyor?

Bir kaç haftadır okuduğum raporlar, analizler ve güncel haberlerin işaret ettiği bir durum var; cep telefonundan mobil internet kullanım alışkanlıklarını ve ADSL ücretlendirme modellerini baz alarak hazırlanan mobi internet (3G modem vb.) tarifeleri, önümüzdeki günlerde operatörlerin başına iş açacak gibi…

Nedenini şöyle bir örnekle açıklayayım; evlerimize aldığımız 19 litrelik suyun fiyatı 6.5 liradır, sokakta ya da trafikte çok susadığımızda aldığımız 0.5 litrelik suyun fiyatı ise 0.5 lira.  Şayet 0.5 litrelik paket su ile müşteriye sunduğunuz “anlık su ihtiyacını giderme” değerini göz ardı edip direkt alınan şey “su” dur dolayısıyla fiyatlama eve alınan suyla benzer olmalı algısına oynarsanız, 0.5 litrelik suyu 0.15 lira gibi bir fiyattan satmanız gerekir ki, bu marjlarla bu iş lanını devam ettirmeniz mümkün olmaz.

Mobil internet konusunda da önümüzdeki dönemde olacak şey tamda buna benziyor; operatörler “ADSL’de internet, mobil internet de internet, dolayısıyla ücretlendirme modelleri benzer olmalıdır” bakış açısından sıyrılarak  ve interneti  ”commodity” çerçevesine sokmaktan vazgeçip, “mobil olarak herhangi bir yerden ADSL hızında internete bağlanmak başlı başına premium bir değerdir”  konumlamasına önce kenndisini ikna etmelidir. Dolayısıyla 0.15 liraya satıp kar edilmeye çalışılan 0.5 litrelik su 0.5 liradan satılmaya çalışılacaktır.

Peki  pazarda yerleşmiş olan müşteri algısı ne olacak diyebilirsiniz. Operatörler bunu üç şekilde yönetmeye çalışacaklar diye düşünüyorum; 1) “all you can eat” veya “flat-rate” tarifelerinden “usage based” üretlendirmelerine geçiş,  2) katmadeğerli servislerle paketlenmiş daha yüksek fiyatlı paketler,  3) servis kalitesi, hız ve servisleri networkte önceliklendirme bazında fiyatlamalar… 2010/Q4 te LTE geçişine hazırlanan AT&T de mobil internet fiyatlama değişiminin sinyallerini vermeye başladı bile, işte örnek haberi.

Tüm bu değişimin gerektiğini söyleyen analizlerden birisi şöyle diyor; flat rate tarife modellerini kullanan operatörlerin genel mobil internet kullanıcı alışkanlıklarına bakıldığında, yaklaşık %5-7  lik bir kullanıcı toplam trafiğin %35-40 nı oluşturuyor. Bu durum, 100 birimlik kapasitenizden 100 lira kazanabileceğiniz yerde 65 – 70 lira kazanmanız anlamına geliyor ki, günümüzde kabaca %20- 25 civarında kar marjı olan operatörler için bu birim fiyatlar, başabaş veya zarar konumunu işaret ediyor.